08 / 02 / 2012 - Çarşamba

Son Güncelleme07:27:18 AM GMT

Buradasınız: Tarih ve Kültür Makaleler Helimişi'nin Poetikası

Helimişi'nin Poetikası

İrfan Aleksiva
Hasan Helimişi konulu panel, 2. Beyoğlu Şiir Festival - Tarih ve Toplum Bilimleri EnstitüsüHelimişi, Laz şiiri açısından önemli bir dönüm noktasıdır. O Laz sözlü edebiyatından farklı, ve modern şiir olarak nitelendirebileceğimiz tarzda şiirler yazan ilk şairdir.
Helimişi Laz şiirinde batı şiirine has unsurları ve serbest şiiri ilk kullanan kişi olmakla birlikte

, Laz şiirine getiridiği asıl yenilik şiirin muhtevasında ve konusunda yaptığı açılımlardır. Bu itibarla, Helimişi’nin şirimizde şekil ve muhteva (konu) olmak üzere iki önemli yenilik getirdiğini söyleyebiliriz.
Şekilde getirdiği yenilikler: Helimişi, şiirlerini daha çok Laz sözlü edebiyatının bir türü  olan “desthani” türünde söylemiştir. Bu tür 11’li hece ölçüsüyle ve aaax – bbbx – cccx kafiye örgüsüyle yazılır. Dörtlük sınırlaması yoktur; sonsuz sayıda dörtlükle yazılabilir. Desthani’nin en önemli özelliği, sosyal, kişisel her türlü konuda yazılabilmesidir. Bu şiirler kendilerine has bir makamla; çıplak sesle ya da enstrürmanla okunurlar.
İşte, Helimişi, şiirlerini daha çok bu türde söylemiştir. Bunun başlıca sebebi, şiirlerinde işlediği fikri halka rahatça anlatmak, onlara alışık oldukları üzere, kendi üsluplarınca seslenebilmek olmalıdır.
Desthani türünde yazması, ayrıca, onun köklerine bağlılığının, halkının şairi olduğunun göstergesidir.
Helimişi’nin bu “köklere bağlılık”ı asla bağnazca olmamıştır. Bunu da kaleme aldığı serbest şiirlerinde rahatça görmekteyiz.
Helimişi serbest şiirin haricinde, döneminde Orhan Veli, Nazım Hikmet gibi pek çok şairin ilgisini çeken ve Fransız Edebiyatından severek tercüme ettikleri mensur fabllar da kaleme almıştır.
Ayrıca bizzat kendisinin bestelediği şarkılar ve marşlar da yazmıştır Helimişi.
Folklorik derlemeleri de bulunan ve özellikle halk şarkıları derleyen Helimişi, halk şiirinin ona kattığı bazı ifade ve şekilleri şiirlerinde rahatlıkla işlemiş, kullanmıştır.
Muhteva ve konuda getirdiği yenilikler: Helimişi’yi halk şairlerinden ayıran en önemli özelliği, Laz şiirine, daha önce bu boyutta işlenmemiş, değişik konular, fikirler, hisler katmasıdır. Bütün bunları kendine has bir duyarlılıkla işleyen Helimişi’nin şiirlerini konularına göre iki gruba ayırmak mümkündür:

1) Sosyo-politik konuları ve Lazlık bilincini işlediği şiirler.

2) Kendi özel hayatını ele aldığı şiirler.

Helimişi’nin şiirleri didaktik özellik taşır. Bunu en belirgin şekilde sosyo-politik konuları ve Lazlık bilincini işlediği şiirlerinde görürüz. Bu şiirlerinde iğneli bir dil hakimdir. Emperyalizmi ve emperyal güçleri ve özellikle Amerikayı ve Hitler Almanyasını yerer. Lenin’e ve Komünizme yürekten inanmıştır. Her ne kadar II. Dünya Savaşı’na silahı ile katılamasa da boş durmaz ve şiiri ile, sözleri ile katılr bu savaşa. Rejime inanmışlığını şiirleri ile yaymak ve sisteme arka çıkmak ister.
Onun şiirlerinde, uluslararası politikaya, tarih boyunca ezilmiş bir halkın bir bireyi olmanın getirdiği ince bir duyarlılık vardır.
Bu politik konuların haricinde, doğduğu yerden uzak ve engelli biri olmasından, acı ve yokluk içinde tüketilmiş bir hayat sürmesinden kaynaklanan ezikliği, hayal kırıklığını ancak, buna rağmen hayata sıkı sıkıya tutunmuşluğunun getirdiği Lazlara has bir inadı da hissettirir şiirlerinde.

 

Not: Bu yazı 2. Beyoğlu Şiir Festivali etkinlikleri kapsamında, 2007 yılında, Hasan Helimişi anısına düzenlenen etkinlikte İrfan Aleksiva tarafından sunulmuştur.